CMG'nin haberine göre, Çin Ulusal Film İdaresi’nin 2026 yılının ilk gününde açıkladığı verilere göre, 2025 yılında Çin sinemasının toplam gişe hasılatı, bir önceki yıla kıyasla yüzde 21,95 artarak, 51 milyar 832 milyon yuanı buldu. Özellikle 2025 yılının yeni yıl film sezonunda (28 Kasım-31 Aralık 2025 tarihlerini kapsayan dönem) gişe hasılatı 5,3 milyar yuanı aşarak, son sekiz yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
2025 yeni yıl sezonu, tür ve konu çeşitliliğiyle dikkat çekiyor. 70’ten fazla yerli ve yabancı yapımın vizyona girmesiyle film sayısı son yılların rekorunu kırdı. Bu canlılık, Çin'in 2025 yılı toplam sinema hasılatının 510 milyar yuanı aşmasına katkı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda Çin sinema pazarının güçlü dinamizmini ve sınırsız potansiyelini de açıkça ortaya koyuyor.
Bu yılki Yeni Yıl film sezonunda elde edilen 5 milyar yuanı aşkın hasılatın ardında üç temel unsur yatıyor.
Birinci unsur: çeşitli konuları işleyen yerli filmlerin gücü
Yerli yapımlar, yeni yıl sezonunda sinemadaki gişe başarılarına büyük katkı sağladı.
2025 yılında yerli filmlerin gişe hasılatı toplam gişenin yüzde 80'i üzerinde bir paya sahip oldu. Özellikle yen yıl sezonunda yerli filmler neredeyse yüzde 90’lık bir oranla pazarın hâkimi oldu. Bu başarının ardında yatan sebepler, yerli filmlerin Çin’e özgün olması ve samimi bir anlatım tarzıyla insanları derinden etkileyen hikayeler sunmasıydı.
Örneğin, savaş konulu “Gezhi Town” adlı film, derin bir aile bağını ve vatanseverliği işleyerek 350 milyon yuanın üzerinde bir gişe elde etti. Çin Medya Grubu’nun (CMG) çekimine katıldığı "Çin Beyaz Yunusu" adlı belgesel, Çin'in beyaz yunuslarının yaşamını ve korunma hikayesini anlatırken filmi izleyenleri duygusallaştırdı. "Escape From The Outland" adlı film ise, gerçek bir olaydan esinlenerek insanlık ve zorluklar üzerine derin bir bakış açısı sundu.
Tüm bu filmler, yerli yapımların yaratıcılığı ve pazardaki rekabet gücünü kanıtladı.
Ayrıca, bu yılki yeni yıl sezonunda, tür çeşitliliği dikkat çekiciydi. Önceki yıllarda genellikle komedi ve aile odaklı filmler öne çıkarken, bu yıl 70'in üzerinde film tarih, gerilim, belgesel, romantik, fantezi ve sosyal sorumluluk gibi çeşitli temalarla izleyiciyle buluştu.
Bu çeşitlilik, hiç kuşkusuz film sektöründeki gelişimin ve izleyicilerin farklı içeriklere olan ilgisinin bir yansıması.
Yeni yılın başlangıcını simgeleyen bu özel dönemde, yeni yıl sezonu yalnızca bir sinema etkinliği olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu sezon Çin kültür tüketiminin canlılığını ve dinamizmini yansıtan bir göstergesi haline gelmiş durumda. İzleyiciler sinema salonlarına yalnızca eğlenmek için gitmiyor. Artık perdede izledikleri olayların öznesi olan karakterlerle duygusal bir bağ da kuruyorlar. Sahip oldukları kültürel değerlerle örtüşen yapımlarla bütünleşiyor, aynı zamanda da sanatsal bir tatmin arayışına giriyorlar. Bu da, film yaratıcılarını konu sınırlarını aşmaya ve çeşitli içeriklerle izleyicilerin beklentilerine yanıt vermeye zorluyor. Sinema, günümüzde artık sadece bir eğlence biçimi değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir bağ kurma aracı olarak önem kazandı.
İkinci unsur: Çin film pazarı, kaliteli küresel içerikleri çekiyor
“Zootopia 2” ve " “Avatar 3” gibi Hollywood yapımları, Çin pazarında olağanüstü başarılar elde etti. Zootopia 2, küresel gişe hasılatının neredeyse yarısını Çin'de elde ederken, “Avatar 3”, Çin ve ABD'de aynı anda vizyona girmesiyle gelenekleri yıktı.
Bu durum, Çin film pazarının sürekli olarak canlandırılmasının küresel film endüstrisini yeniden şekillendirdiğine ve küresel çekim merkezinin de Çin’e yönelmekte olduğuna dair net bir sinyal veriyor.
Çin artık dünya çapında sinema biletlerinden elde edilen gelirin dörtte birini tek başına elinde tutuyor. Bugün Çin Hollywood'un göz ardı edemeyeceği bir pazar haline geldi. Eskiden, Çin ile dünya arasındaki zaman farkı göz önüne alınarak Hollywood filmlerinin vizyona girmesi için “bekleme stratejisi” uygulanırken, şimdi filmlerin "sıfır zaman farkı" ile dünya çapında aynı anda vizyona girmesi, en karlı strateji haline geldi.
Yönetmen James Cameron'un da dediği gibi, Çin sinema pazarı, küresel stratejisi için son derece önemlidir. Bu takdir, Çin pazarının küresel çapta en büyük IP'lere (fikri mülkiyet haklarına) olan güçlü çekiciliğini ve uzun vadeli değerini kanıtlıyor.
Çin, küresel film endüstrisine açık ve hoşgörülü bir yaklaşım sergileyerek, hem yerli hem de yabancı yapımlar için büyük fırsatlar sunuyor. Yabancı filmler, Çin pazarına girerek yerli izleyicilere daha zengin seçenekler sunarken, aynı zamanda Çinli ve yabancı sinemacıların iletişim kurmalarına ve karşılıklı olarak birbirlerinin kültürlerini, sinemalarını tanımalarına olanak tanımaktadır. Bu durum, yerli sinemanın da gelişim göstermesi için bir fırsat yaratıyor.
Üçüncü unsur: “Film+” modeli olgunlaşıyor, sinemayla ilgili tüketimde yeni canlılıklar ortaya çıkıyor
Bu yılki yeni yıl sezonunda "Film+" tüm zincir gelişim modelinin büyük yol katettiği ve olgunlaştığı görüldü. Artık film sadece sinema salonunda izlenen bir ürün olmaktan çıktı ve çok daha kapsayıcı bir hale gelerek yeni alanlar açtı.
CINITY ve IMAX gibi yüksek kaliteli izleme teknolojileri, 4K ve 4D gibi gelişmiş izleme deneyimlerinin yanı sıra, yan ürün satışları, temalı izleme etkinlikleri ve çapraz sektör işbirlikleri gibi faktörler sayesinde, yalnızca izleyicilerin tüketim eğilimleri artırılmakla kalmayıp, sinemalar da basit bir film izleme mekanından kapsamlı bir kültürel tüketim alanına dönüştü.
Film izleme davranışı, çoktan sinema, yeme-içme, eğlence ve kültürel ürün tüketimini bir araya getiren kapsayıcı bir kültürel deneyime dönüştü. Birçok filmin yan ürünleri ve kültürel ürünlerinin satışları bazen gişe hasılatını bile aşıyor. Günümüzde 'Ekran + Tüketim' etkileşimi giderek daha belirgin hale geldi ve böylelikle yerli tüketim pazarının potansiyeli de büyük bir ivme kazandı.
IP endüstrisi ekosisteminin olgunlaşması, “Zootopia 2”nin başarısından da çok net olarak anlaşılabilir: 70'ten fazla işbirliği markası, oyuncaklar, giyim, takı, atıştırmalıklar, fast food gibi çeşitli alanları kapsayarak her yaştan tüketiciye hitap ediyor. Filmin duygusal etkisi, tüketim sahnesine de yansımakta ve böylece tam anlamıyla bir film IP endüstri zinciri oluşuyor.
İzleyicilerin tüketim eğilimlerinde daha köklü bir değişim görülüyor. Eskiyi geride bırakıp yeniye adım attığımız bu özel dönemde, sinemaya gidip bir film izlemek, artık sadece içerik tüketiminin ötesine geçmiş, kendiliğinden adeta bir ritüel hissiyle “duygusal tüketim” haline geldi.
Giderek daha fazla genç izleyici, bu özel zamanda, ışık ve gölgenin büyüleyici buluşmasıyla ortaya çıkan “duygusal değer” için para harcamaya hevesli. Bu duygusal davete katılım, yeni yıl filmi sezonunun cazibesinin giderek daha uzun süreli hale gelmesini sağlıyor.
Görülebileceği gibi, “film +” şeklindeki tüm zincir gelişim modeli, sadece sinema endüstrisinin karlılık kapasitesini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda sinema kültürünün günlük yaşamın her alanına derinlemesine nüfuz etmesini de sağladı ve tüketimi artırarak ekonomik büyümenin önemli bir motoru haline geldi.
2025 yılına ait yeni yıl film sezonunda yakalanan gişe başarısı, Çin sinema endüstrisinin sağlam temeli ve dinamizmini gözler önüne seriyor.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 Hibya TV Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.